|
Suara Suresi 67
İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum muminîn(muminîne).
1. inne : muhakkak
2. fî zâlike : bunda
3. le : gerçekten
4. âyeten : âyet (vardır)
5. ve mâ kâne : ve olmadı, değiller
6. ekseru-hum : onların çoğu
7. mu`minîne : mü`minler
İmam İskender Ali Mihr : Muhakkak ki bunda gerçekten âyet (ibret) vardır. (Fakat) onların çoğu mü`min olmadılar.
Diyanet İşleri : Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
Adem Uğur : Şüphesiz bunda bir ibret vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki bu olayda bir mucize - ders var! Onların çoğunluğu ise buna iman etmiş değillerdir.
Ahmet Tekin : Bunlarda Allahın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, insanlar için ibretler vardır. Fakat onların çoğu iman edecek değildir.
Ahmet Varol : Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmemişti.
Ali Bulaç : Şüphesiz, bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Ali Fikri Yavuz : Elbette bunda bir ibret var, böyle iken (geri kalanlardan) çoğu imana gelmedi.
Bekir Sadak : Bunda suphesiz ders vardir, ama cogu inanmamistir.
Celal Yıldırım : Şüphesiz ki bu olayda öğüt ve ibret vardır; (ne varki kalanların) çoğu imân etmiş değillerdir.
Diyanet İşleri (eski) : Bunda şüphesiz ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.
Diyanet Vakfi : Şüphesiz bunda bir ibret vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.
Edip Yüksel : Elbette bunda bir ders vardır; ama çokları inanmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Şübhesiz bunda mutlak bir âyet var, öyle iken ekserîsi mü`min olmadı
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Şüphesiz bunda gerçekten bir ibret vardır; fakat çokları inanmadı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Şüphesiz bunda bir âyet (ibret) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.
Fizilal-il Kuran : Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Fakat insanların çoğu buna inanmadı.
Gültekin Onan : Şüphesiz bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu inançlı olmamıştır.
Hasan Basri Çantay : Bunda elbette bir ibret vardı. (Fakat) onların çoğu îman etmiş değillerdi.
Hayrat Neşriyat : Şübhesiz ki bunda, elbette bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
İbni Kesir : Şüphesiz ki bunda, bir ayet vardır. Ama onların çoğu inananlar değildi.
Muhammed Esed : Bu (kıssada), şüphesiz, (bütün insanlar için) bir ders vardır; velev ki onlardan çoğu inanmasa da.
Ömer Nasuhi Bilmen : Şüphe yok ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserisi imân etmiş kimseler olmadı.
Ömer Öngüt : Şüphesiz ki bunda âyet (kudretimize bir nişane) vardır. Yine de onların çoğu iman etmezler.
Şaban Piriş : Şüphesiz bunda bir ayet/işaret vardır. Yine de onların çoğu iman etmezler.
Suat Yıldırım : Elbette bunda alınacak ibret vardır, fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.
Süleyman Ateş : Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama çokları inanmazlar.
Tefhim-ul Kuran : Hiç şüphe yok, bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Ümit Şimşek : İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.
Yaşar Nuri Öztürk : Bunda elbette bir ibret vardır ama onların çoğu inanmış kimseler değildi.
|